Berlin - Kosmopolit ve Kendine Özgü Şehir
Uzun zamandır Berlin'i ziyaret eden ve her ziyaretinde yeni yerler yeni yemekler yeni sokaklar görmekten bıkmayan biri olarak demek isterim ki; ruhumu Berlin'de bırakıyorum. Gelin Berlin'in kendine hayran bırakan "enleri" ni beraber gezelim ...
Berlin'e nasıl gidilir?
Istanbul'dan Berlin'e uçuşlar yaklaşık olarak 3 saat sürmekte. Berlin'de Tegel (TXL) ve Shönefeld (SXF) olmak üzere 2 adet havalimanı bulunuyor. Tegel havalimanı şehir merkezine daha yakın olması nedeni ile fiyat kıyaslamasında Shönefeld'den yukarıda kalıyor. Hangi alandan olursa olsun merkeze ulaşım çok kolay. Toplu taşıma kullanmak isterseniz S Bahn metro hattını veya 163, 171, X7, N7, N60 otobüs hatlarını kullanarak şehir merkezine rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Otobüslerle şehrin direkt olarak merkezine gitmek mümkün değil ancak son duraklardan U Bahn metroyu veya S Bahn trenleri kullanarak kolayca şehrin merkezine ulaşabiliyorsunuz. Taksi kullanmayı tercih ederseniz ise bagajınızı aldıktan sonra terminal kapısında çıkar çıkmaz taksi sırasına girmeniz gerekiyor. Sıra çok uzun olur ise korkmayın hemen size gelecektir :) Sıraya girmezseniz maalesef araca almıyor ve sıraya girmenizi rica ediyorlar. Taksi ile yaklaşık olarak 30 € ödeme yaparak şehir merkezine ulaşmak mümkün.
Toplu ulaşım metro hatları için öneli bir notum var; aman kısa mesafe ,gerek yok diyip bilet almamazlık etmeyin. Sürekli olarak bilet kontrol görevlileri hatlar arasında kontrole çıkıyor ve bu konuda oldukça sertler. Eğer bilet almadan yolculuk yaparken yakalanır iseniz kişi başı cezası 120 € :) ödeme yapmayı reddetmeniz durumunda derhal polisi arıyor ve derdinizi karakolda anlatmaya devam etmenizi istiyorlar. Aman dikkat ... :)
Berlin'de Nerede Kalınır?
Şehir merkezinde konaklama yapmak ve her yere rahatça ulaşım sağlamak isteyenler için Park-Inn Hotel Alexanderplazt'ı tavsiye ederim. Burayı Istanbul'un Kadıköy veya Taksim'i gibi düşünebilirsiniz. Otelde odalar biraz ufak ama fiyat ve lokasyon çok güzel .Otelin yanında-önünde-arkasında-içinde birçok markanın mağazasını bulabilirsiniz. Haftasonları da önündeki havuzlu meydana şehir pazarı gibi festival alanı kuruluyor. Müzisyenler, en lezzetli yemek büfeleri, ikinci el alış-veriş tezgahları kuruluyor. Hatta denk getirebilirseniz güzel bir konser bile olabilir. A bu arada hemen yanında şezlonglarda kokteyl servisi yapan bir açık hava barı var. Burada mutlaka Pina Colada içmenizi tavsiye ederim. Birde yaz aylarında otelin çatısından bungee jumping yapmak mümkün :) Çok uzatmadan Aşağıya linkini bırakıyorum... :) Park-Inn Hotel Alexanderplatz
Bütçenizi biraz daha yukarıya taşıma fırsatınız var ise o zaman Friedrichstraze de şehrin şık merkezlerinden biri. Burayı ise İstanbul'un Nişantaşı'sı gibi düşünebilirsiniz. Cadde üzerinde lüks markaların yanı sıra lüks restaurant ve cafe lere yakın olabilirsiniz. Otel linklerini aşağıda paylaşıyorum.The Westin Grand Hotel Hilton Hotel Berlin
Berlin'de Gezilecek Yerler
Berlin'de dolu dolu 5 gün geçirerek birçok tarihi alanı ve doğal güzelliklerini görmeniz mümkün. Olmazsa olmaz , görmeden dönülmemesi gereken yerleri hızlıca aşağıda birkaç fotoğraf ile paylaşacağım ama özellikle berlitmek istediğim ve benim en sevdiğim yerler arasında olanlar için biraz detay vermeden geçemeyeceğim;
*Mauerpark Bit Pazarı
Her Pazar saat 10:00 dan 17:00 a kadar açık bulabilirsiniz. İçeride birçok ikinci el ürün bulabileceğiniz gibi oturup biranızı içebileceğiniz ve aynı zamanda çok keyifli müzik dinleyebileceğiniz sokak sanatçılarının olduğu devasa bir festival alanı. Nasıl olduysa burada hiç fotoğraf çekmemişim :) Sanırım etrafın hareketliliğine ve bende yarattığı huzura kapılmamdan kaynaklı ...Hatta bu bit pazarında keşfettiğim ve hayranı olmaya başladığım Rob Longstaff linkini şuraya bırakmadan edemeyeceğim. http://roblongstaff.de Eğer Country ve chill out sevenlerdenseniz şiddetle dinlemenizi tavsiye ederim. Bu arada Berlin techno müziğin gözbebeği - atan kalbi - şah damarı denilebilir. Yazımın ilerleyen yerlerinde kaliteli techno müzik dinleyebileceğiniz birkaç gece kulübü önerim olacak..Okumaya devam..
*Berlin Wall :Burada fotoğraf çekmeyeni dövüyorlar :)
*Berliner Dom
Şehrin en büyük katedrali. Yaklaşık 300 merdiven çıkarak en tepesinden panoramik tur yapmak mümkün.
*The Holocaust Memorial
*Zoo Berlin
Özellikle çocuklu aileler için mutlaka gidilmesi gereken hayvanat bahçesi. İçeride hem çok güzel bir doğa yürüyüşü yapma fırsatı buluyorsunuz hem de ufaklı büyüklü her türlü hayvan ile karşılaşıyorsunuz. Çok güzel fotoğraflar çekebileceğiniz tahta köprüleri ve hazuvları var.
*Tiegarten
Eğer tatil yaparken spor hayatımdan uzak kalmam diyenlerdenseniz burada sabah-öğlen -akşam dilediğiniz saat koşu ve doğa sporunuzu yapabilirsiniz. Ben sadece ufak bir yürüyüş yapabilecek vakit bulmuştum.
*Check Point Charlie
Savaş döneminde oluşturulan kontrol noktalarından biri, hemen yanında Berlin duvarının kalıntılarını ve fotoğraflarının sergilendiği müzesini bulabilirsiniz. Ufak dükkanlardan Berlin duvarı parçaları satın alabilirsiniz.
*Brandenburg Kapısı
Duvarın yıkılmasından sonra şehrin birleşmesisi sembolize eden bu kapının önü tam bir buluşma noktası. Berlin'e ilk defa gelenler için kapının önündeki meydanda kırmızı şemsiyeli farklı dillerde konuşan rehber arkadaşlar göreceksiniz. Yanlarına gidip tura katılmak istiyorum derseniz hemen sizi kullandığınız dile uygun gruba yerleştiriyorlar ve ücretsiz olarak yürüyüş turuna çıkabiliyorsunuz. Birçok önemli noktayı yaklaşık 2 saat süren yürüyüş turu ile ücretsiz olarak görebilirsiniz. Ama Türkçe dil seçeceği yok, iyi İngilizceniz olmasına da gerek yok merak etmeyin rehber sizi dolaştırırken bir yandan internetten bilgi alabileceğiniz siteler ile götürdüğü yerleri takip edebilirsiniz.
*Sachsenhausen Toplama Kampı
Berlin'e 1 saat uzaklıkta müze hali getirilmiş bir toplama kampı. Savaş zamanında kalan yapılara ve tarihe merakınız var ise mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Ulaşım çok kolay Alexanderplatz’dan Friedrich’e giden U7 Metrosu’ndan S1 Treni’ne geçerek Oranienburg’ta inebilirsiniz. ABC tren bileti almanız gerekiyor. Trenden indiğinizde istasyondan kampa hareket eden 804 No’lu otobüs bulunuyor. Aldığınız tren bileti otobüs için de geçerli, tekrar bilet almanıza gerek yok. Otobüs ile yaklaşık 3 dk sonra kampın ana kapısına ulaşmış olacaksınız. “Arbeit Macht Frei” yani “Çalışma özgürlük getirir” yazılı kapı tüm toplama kamplarında olduğu gibi yine içeriye açılan ana kapı görevini görüyor. İçeride yatakhaneler, duşlar, barakalar ve laboratuvarlar sergileniyor.
*Postdam
Berlin'e yaklaşık 40 dk uzaklıkta Brandenburg ayeletinin başkentidir. Burada Sanssouici Sarayı'nı ziyaret edebilirsiniz. Saraya varmadan önce savaş zamanı Almanlar ve Rusların casus takasında kullandıkları Casuslar köprüsünden geçeceksiniz. Hatta bu köprüde çekilmiş "Casular Köprüsü" filmini gitmeden önce izlemenizi tavsiye ederim. Sarayın büyük ve bakımlı bahçeleri sizi büyüleyecektir. Sarayın üst kapısından girip bahçelerin içinden gezerek alt kapısından çıkacasınız. Çıktığınızda Potsdam şehir merkezinin içine inmiş oluyorsunuz. Burada "Amsterdam Sokağı" nı ziyaret etmenizi tavsiye ederim, harika bir mimari ile çok güzel fotoğraf kareleri yakalabilisiiniz
*Kaiser Wilhelm Anıt Kilisesi
Çok eski bir protestan klisesidir. Klise içinde classic müzik konserleri veriliyor. Ben şansıma gençler orkestrasını dinleme fırsatı yakaladım. Eğer classic müzik dinlemeden dönmem Berlin'den diyorsanız -ki classic müziğin hayat bulduğu önemli merkezlerdendir linkinden harika konser biletleri yakalayabilirsiniz. Asıl güzel konserler Philharmonie binasında yapılıyor ancak bilet bulmak çok zor.
*Müzeler Adası
*Sony Center
*Kreuzberg (Türk Mahallesi)
*Potsdamer Platz
*Spree Nehri
*Kurfürstendamm Meydanı (KaDeWe Alışveriş merkezi)
*Yahudi Müzesi
*Radisson Blu Otel içindeki dev akvaryum
*Tv Tower
Berlin'de Nerede Yemek Yenir?
Berlin'de yemek konusu beni çok iştahlandırıyor :) Türk mutfağı kadar zengin olmadığı kesin ancak eğer yolunuz Berlin'e düşerse özellikle tavsiye edeceğim lezzet ve mekanları sıralıyorum hemen..
Uygun Bütçeli Sokak Lezzetleri
*Burger Meister : Gittiğinizde karşılacağınız sıra gözünüzü korutabilir ama yılmadan usanmadan bekleyin gerçekten beklediğinize deyecek. Oberbaumstrasse üzerinde yol ortasında yer alan burgerci inanılmaz bir lezzet barındırıyor. Şuan bile o lezzeti özledim ...
*Hofbrau München Berlin : Almanya'nın bavyeralarından gelen bira ve büyük porsiyonlarda et servisi yapan yerel halkın kendi müzikleri ile hem eğlenip hem yemek yedikleri keyifli bir mekan. İçinde yüzebileceğiniz büyüklükte bira içebilirsiniz :)
*Mustafa's Gemuse Kebap: Berlin'e gittim döner yemeden döndüm demeyin sakın ! Ben tadını çok sevmiyorum ama bu Berlin dönerinin hayranı çok :) içi bol sebzeli ve soslu oluyor. Berlin'de her köşe başında döner bulmanız mümkün ama illa uzun kuyrukta beklemek beklerken daha çok acıkmak ve acıktığım için tadı dünyanın en güzel döneri gibi gelsin istiyorsanız mutlaka buraya gelmelisiniz. Dönerini yemeseniz bile önündeki kuyruğu görmeye değer. Burger Maister'ın 3 katı falan sıra oluyor :)
*Curry 36: Siz boşverin döneri , Mustafa's Gemuse'nin hemen yanında Berlin'İn ünlü yemeklerinden Curry wurst ün hakkını veren Curry 36'nın sırasına girin :) Domuz eti tercih etmeyenler için dana etinden de yapılmış sosisler var. Sanırım bu dünyada top 5 keyiflerimin arasına girebilir. Bir Curry wurst ve yanında Erdinger bira :) ! Ah sen ne güzel keyifsin...
Mustafa's Gemuse ve Curry 36'yı Mehringdamm'da bulabilirsiniz .
Orta Bültçeli Şık restaurantlar
*Sagrantiona Wine Bar: Akşam dışarı çıkıp hem güzel şarap içmek hemde iyi bir et yemek isterseniz adresiniz belli.. Behrenstraze üzerinde yer alan bu minik dükkan loş ışıkları ile dış alanda hoş bir atmosferde keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor. İç kısmı da var fakat dışarının ışıklandırması kadar güzel değil. Linkini aşağıya bırakıyorum..
Lutter & Wegner Restaurant: Berlin'in en eski tarihi restaurantı diyebiliriz. 1811 den beri hizmet veriyor. Eğer wiener schnitzel seviyorsanız doğru adrestesiniz. Menudeki diğer alternatiflere bakmaya gerek yok :) Hatta bu restaurantın özel gruplar için ayrı bir şaraphane odası var. 30 kişiye kadar bu odayı kapatabilir çok şık davetler verebilirsiniz.
*Long March Canteen : Çin mutfağının en güzel servisi burada yapılıyor. Özel menü seçimi yapıyorsunuz ve ortaya herkesi doyuracak kadar yemek getiriyorlar. Martinileri bir harika. Arkadaşlarınızla hem hoş sohbet edip hem de keyifli zaman geçirebileceğiniz tatlı bir yer :)
Austernbank Restaurant: Sıradışı deniz mahsulleri tadabileceğiniz çok şık bir yer. Fiyat skalası uygun. Güzel bir iş yemeği için değerlendirebilirsiniz.
Bocca di Bacco Restaurant: İtalyan mutfağının piri .Söyleceklerim bu kadar :)
Berlin'de Gece Hayatı
Berlin'in gece hayatı akla zarar ! Sıra dışı etkinliklere , sınır dışı eğlenceye ve hiç beklemediğiniz konseptlere "ben varım" diyorsanız ; doğru yerdesiniz. Durmayın ! Çıkın dışarı :)
Tressor: Tecno tapınağı ! Eğer seviyorsanız mutlaka gidin. Kapısında sabahın 3'ünde 1,5 saat bekleyip içeri alınmamışlığımız var ama alınabilirdik de denemeye değer :)
*Chalet: Genelde tüm barların kapattığı saatte , Chalet açık olur gidiniz ! Dış bahçesinde ateş yakılıyor. Ateş etrafında hava aydınlanırken biranızla keyif yapabilirsiniz.
*The Pearl: Giriş kapısında 40 dk. kadar sıra beklemek durumunda kalıyorsunuz. İçeriye girdiğinizde ise "e o kadar sıra bekledik, nerde bu insanlar" diyeceksiniz :) Barın lavabolar tarafında gizli geçit gibi bir kapısı daha var asıl parti o bölümde :) Genelde Rap yapıyorlar özel DJ ler sahne alıyor. İçkiler çok ucuz şaşırtıcı derecede !
*Berghain: Keşke 1 kere bile olsa içeri girebilseydim, keşke :( İçeriye Cuma öğlen girip Pazartesi sabah 03:00 gibi çıkıyorsunuz. Parti meraklısı olduğumdan değil, bu kadar içeri girilemeyen bir yerde ne olabilir yani diye merakımdan bu isteğim. İçeri girebilmek için bazı hurafeler var ; giriş sırasında 2 şerli gruplardan daha kalabalık durmayın. Almanca dışında bir dil konuştuğunuzu çok belli etmeyin, dikkat çekici bir tarzınız olsun ama dikkat çekmeyin :)
Kapıda şöyle bir dialog yaşamışlığımız var;
-e peki nasıl insanları içeri alıyorsunuz ?
- Senin gibileri almıyoruz mesela..
Hmm oldu o zaman...
Gelecek rotalarda görüşmek üzere..
İçtenliklerimle,
#followmysteps